Vergi Hukuku

Yurt Dışı İştirak Kazançları İstisnası

   1.Giriş 

     Gelir üzerinden alınan bir vergi olan Kurumlar Vergisi, 5520 sayılı kurumlar Vergisi Kanunu ile uygulanmaktadır. Bu verginin konusunu kurum kazançları oluşturmaktadır. Sermaye Şirketleri, Kooperatifler, İktisadi Kamu Kuruluşları, Dernekler veya Vakıflara ait İktisadi İşletmeler ve İş Ortaklıkları , kurumlar vergisine tabii olan kurumlardır. Bu Kurumlar, Gelir Vergisi Kanunu’ nda sayılan gelir unsurlarını elde etmeleri durumunda Kurumlar Vergisine tabii olacaklardır.

      Kurumların yurt dışında yer alan kurumlara sermaye koyarak, onlara iştirak ve yurt dışındaki kurumların kazançlarından kar payı alması, globalleşen dünya ekonomisinde kaçınılmaz bir durumdur. Bu aynı zamanda, kazanç elde etme güdüsü içerisinde olan kurumlar tarafından gereklidir.

     Tam mükellef kurumlar vergi kanunları açısından, yurt içinde ve yurt dışında elde ettikleri gelirler üzerinden vergiye tabii tutulmaktadır. Yurt dışında yer alan bir kurum, kanuni veya iş merkezinin bulunduğu ülke tarafından kaynak ilkesine göre vergilendirilmesi durumunda kuruma iştirak eden ortaklara, vergilendirilmiş kar payları dağıtılacaktır.

     Devletlerin farklı vergilendirme ilkelerini uygulamasından ötürü, yurt dışında ki bir kuruma iştirak eden, Türkiye’ de ki tam mükellef kurumların bünyelerine geçen vergilendirilmiş kazancın tekrar vergilendirilmesi söz konusu olacaktır. Bu da nihayetinde çifte vergilendirmeyi gündeme getirecektir.

2. Vergi İstisnası

    Vergi istisnası, aynı kazancın iki ayrı kurumda vergilendirilmesini önlemek, mükerrer vergilendirilmeye yol açmamak ve gelir kayıplarının önüne geçmek amacı ile Türk hukukunda, Kurumlar Vergisi İstisnaları başlığı altında, yurt dışı iştirak kazançları istisnası müessesi geliştirilmiştir.

    İstisna, kurumun elde ettiği kazancın, taşıdığı özellikler nedeni ile kısmen veya tamamen, şarta bağlı veya şartsız olarak, geçici veya sürekli şekilde vergi dışı bırakılması halidir.


3. Yurt Dışı İştirak Kazançları İstisnası ve Şartları

   Yurt dışına yer alan bir kuruma iştirak eden tam mükellef kurumların, iştirak kazançlarının vergiden istisna tutulabilmesi için KVK madde 5/1-B de ki şartları taşıması gerekmektedir.

   Şartları:

3.1 İştirak edilen kurumun anonim veya limited şirket niteliğinde bir kurum olması

3.2 İştirak edilen kurumun kanuni ve iş merkezinin Türkiye’de bulunmaması

3.3  İştirak payını elinde tutan kurumun yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %10’una sahip olması

– İştirak payını elinde tutan kurumun, iştirak kazancını elde ettiği tarih itibarıyla yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %10’una sahip olması gerekmektedir.

3.4-  İştirak kazancının elde edildiği tarih itibarıyla, iştirak payının kesintisiz olarak en az bir  yıl süre ile elde tutulması
– İştirak payını elinde tutan kurumun yurt dışı iştirak paylarını, iştirak kazancının elde edildiği tarih itibarıyla en az bir yıl süreyle ve kesintisiz olarak elde tutması gerekmektedir.

3.5- Yurt dışı iştirak kazancının iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması

– İştirak kazançlarının, kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dahil olmak üzere doğduğu ülke kanunları uyarınca en az %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri bir vergi yükü taşıması gerekmektedir.

– Vergi yükü, yurt dışındaki iştirakin bulunduğu ülkede ilgili dönemde tahakkuk eden ve kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler de dahil olmak üzere, toplam gelir ve kurumlar vergisi benzeri verginin, bu dönemde elde edilen toplam dağıtılabilir kurum kazancı ile tahakkuk eden gelir ve kurumlar vergisi toplamına oranlanması suretiyle tespit edilecektir.

– Yurt dışı iştirak kazançlarına ilişkin vergi yükünün hesabında, fiili yükün dikkate alınması gerekmektedir. Kâr dağıtımı, geçmiş yıl kârlarından veya yedeklerden de yapılabileceği için mükelleflerin, hangi yılın kazancını dağıttıklarına kendilerinin karar vermeleri gerekmektedir. Dolayısıyla, vergi yükü geçmiş yıl karlarının veya yedeklerin ilgili olduğu dönemler itibarıyla ayrı ayrı hesaplanacaktır.

– Yurt dışındaki iştirakin kazancı içinde istisna kazanç unsuru bulunması halinde, kazanca istisna uygulandıktan sonra bulunan matrah üzerinden hesaplanan vergi, vergi yükünün tespitinde dikkate alınacaktır. Öte yandan, geçmiş yıl zararlarının mahsubundan sonra hesaplanan bir verginin çıkmaması veya düşük çıkması durumunda, zarar mahsubundan sonraki matraha isabet eden vergi tutarı bulunacak ve bu tutara göre vergi yükünün tespiti yapılacaktır.

Bir başka ifadeyle, vergi yükü aşağıdaki formülle hesaplanacaktır:

Vergi Yükü = (Gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler toplamı ) / ( Dağıtılabilir kurum kazancı + Gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler toplamı )

3.6- İştirak kazancının elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi

– İştirak kazançlarının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekmektedir.

– İştirak kazançları, elde edildiği dönemde kurumun kazancına dahil edilmelidir.

– Kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresinin sonuna kadar Türkiye’ye transfer edilmeyen kısmı istisnadan yararlanamayacaktır. Türkiye’ye bu süre içinde transfer edilmeyen yurt dışı iştirak kazançları, daha sonraki yıllarda Türkiye’ye transfer edilse dahi anılan istisnadan yararlanamayacaktır.


Örneğin, yabancı kurum tarafından 2006 yılı Şubat ayında kar dağıtımının yapılması durumunda, 2006 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin verilmesi süresi sonuna kadar, söz konusu kazancın Türkiye ye transfer edilen kısmı istisnadan yararlanacaktır.



ÖRNEKLER:

Örnek 1: Türkiye de mukim olan  XYZ  A.Ş, yurt dışında araba üretim işi işi yapan  EFG A.Ş nin sermayesine %50 oranında  ve 1 yıllık kesintisiz süre ile sahiptir.

EFG  A.Ş bu sene, 500 birimlik ticari kazanç elde etmiştir. 20 birimlik kabul edilmeyen gider miktarı mevcuttur. EFG  A.Ş nin kazancına 100 birimlik istisna uygulanmaktadır. Yine EFG  A.Ş ye %20 kurumlar vergisi uygulanmaktadır. Bu kuruma iştirak eden XYZ A.Ş istisnadan yararlanabilir mi?

Bilanço Karı             : 500

KKEG                      : 20 (+)

İstisnalar                  : 100 (-)

Mali Kar                   : 420

Kurumlar Vergisi      : 84 (420* 1/5)

Efektif Vergi Yükü    : 84/ 500 = %16,8

Bu halde  EFG A.Ş ye her ne kadar %20 kurumlar vergisi uygulansa da, gerçek vergi yükü, istisnalardan ötürü %16, 8 olmaktadır. Bu halde XYZ A.Ş istisna kapsamında dır.

Örnek 2: (Y) A.Ş.’nin bir yılı aşkın süreden beri sermayesine %20 oranında iştirak ettiği televizyon üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren yurt dışındaki (Z) A.Ş.’nin ticari kazancının 270 birim, vergiye tabi kazancın tespitinde gider olarak kabul edilmeyen gider tutarının 30 birim, dolayısıyla vergiye tabi kazancının 300 birim olduğunu ve bu kazancın 200 biriminin vergiden istisna olduğunu varsayalım.

Aynı zamanda, bu ülkede vergi oranının %25 olması durumunda, vergiye tabi kurum kazancı [(270+30)-200=] 100 birim olacaktır. Hesaplanacak kurumlar vergisi benzeri vergi ise (100 x %25=) 25 birim olacak ve bu verginin, dağıtılabilir kazanç olan (270-25=) 245 birim ile hesaplanan kurumlar vergisi olan 25’in toplamı olan 270’e oranlanması (25/270) sonucu bulunacak vergi yükü %9,26 olacaktır. Dolayısıyla elde edilen yurt dışı iştirak kazancı, en az %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergi yükü taşımadığından, bu kurumdan elde edilen iştirak kazancının yurt dışı iştirak kazancı istisnasından yararlanması mümkün olmayacaktır.

Bilanço Karı             : 270

KKEG                        : 30 (+)

İstisnalar                 : 200 (-)

Mali Kar                   : 100

Kurumlar Vergisi      : 25 (100* 1/4)

Efektif Vergi Yükü    : 25/ 270 = %9,26

Buna karşılık, yurt dışı iştirakin bulunduğu ülkede söz konusu istisnadan yararlanılmaması halinde, yurt dışı iştirakin kurum kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi (300 x %25=) 75 birim olacak ve bu verginin, kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan dağıtılabilir kazanç olan (270-75=) 195 birim ile hesaplanan kurumlar vergisi olan 75’in toplamı olan (195+75=) 270 birime oranlanması (75/270) sonucu ortaya çıkacak olan vergi yükü %27,78 birim olacaktır. Bu durumda, anılan iştirakten elde edilen iştirak kazançlarının istisnadan yararlanması gerekmektedir.

Bilanço Karı             : 270

KKEG                        : 30 (+)

İstisnalar                 : 0

Mali Kar                   : 300

Kurumlar Vergisi      : 75 (300* 1/4)

Efektif Vergi Yükü    : 75/ 270 = %27,78

4. Özellikli Durumlar

4.1 Yurt dışı inşaat işleri için zorunluluk nedeniyle kurulan şirketlerden elde edilen iştirak kazançları hiçbir koşula bağlı olmaksızın kurumlar vergisinden istisnadır.

4.2  Kur farkları istisna kazancın hesabında dikkate alınmayacak

4.3  İştirak edilen kurumun esas faaliyet konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini veya sigorta hizmetlerinin sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, taşıması gereken vergi yükü % 15 yerine % 20 olacaktır.

Yararlanılan Kaynaklar

  • 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu
  • 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
  • ŞENYÜZ Doğan, YÜCE Mehmet, GERÇEK Adnan, Türk Vergi Sistemi , 17. Baskı, Ekin Kitabevi, Bursa 2020
  • Yurtdışı İştirak Kazançları İstisnası | Cenk Orhan | 15/10/2007, Deloitte.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir