Ceza Hukuku

Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi

Devletin işlemlerinde ve eylemlerinde hukuk kurallarını dikkate alarak hareket etmesi hukuk devleti ilkesinin bir tezahürüdür. Hukuk devleti ilkesinin en önemli yansımalarından biri de kanunilik ilkesidir.

Kanunilik ilkesi, ilk defa 13. yüzyılda Alman ceza hukukçusu Anselmo Feuerbach tarafından ortaya konulmuştur. Ceza Hukuku denilince akla ilk gelen ilkelerden biridir ve belki de en temel ilkedir.

Suçta ve cezada kanunilik ilkesi ya da latince ifadesiyle “nullum crimen nulla poena sine lege” her şeyden önce devletin keyfi davranması engeller, böylelikle kişilerin hukuka güven duymasını sağlar, bu güvenlik sayesinde kişiler eylemlerinin sonuçlarını önceden öngörebilir ve ona göre hareket ederler.

Türk Ceza Kanunun 2. maddesine göre;

“Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz”

şeklindeki hükmüyle suçta ve cezada kanunilik ilkesine yer vermiştir. Buna göre bir fiilin suç oluşturup oluşturmadığı hususu tartışma dahi götürmeyecektir, ya bir fiil suçtur ya da değildir bunun için bakılması gereken tek yer kanun olacaktır.

Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin bir takım sonuçları vardır, bu sonuçlardan bazıları şunlardır; suçların ve cezaların belirli olması, kıyas yasağı, geçmişe etki yasağı, idarenin düzenleyici işlemler suç ve ceza ihdas edememesi.

Suçların ve cezaların belirli olmasından kasıt bunların kanunda açıkça ve yoruma yer vermeyecek şekilde belirlenmiş olmasıdır.

Kıyas, kanunda düzenlenmemiş bir fiilin kanunda düzenlenmiş bir fiile benzetilerek çözülmesidir ancak bu çözüme ceza hukukumuz izin vermemektedir.

Hukuk devleti, kişilerin kendilerini güvende hissettikleri, ceza hukuku kişilerin kendilerini güvende hissedebilmeleri için geçmişe etki yasağını kabul etmiştir buna göre suçlar ve cezalar önceden açık bir şekilde belirlenmiştir, işlendiği sırada suç oluşturmayan bir fiil daha sonradan çıkartılacak bir kanunla suç olarak ihdas edilemez ve bu nedenle ceza verilemez.

Devletin üç temel organından biri olan yürütme organı kanunlardan aldığı yetkiye dayanarak normatif düzenlemeler yapabilmektedir ancak bu düzenlemelerin hem kanuna dayanması hem de kanuna aykırı olmaması gerekir. Oysa ceza hukuku alanında idarenin düzenleyici işlemlerle suç veya ceza ihdas etmesi mümkün değildir, suç ve cezalar yalnızca kanunla ihdas edilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir